Duyurular
E-Bülten

Ziyaretçiler

Online: 7

Bugun: 101
Toplam: 82073

E-Ticaret

  (Ders) AYDINLATMA KAYNAK TÜRLERİ

AYDINLATMA KAYNAK TÜRLERİ

Bir çekim sırasında değişik nitelik ve yapılarda, değişik amaçlara hizmet eden çok

sayıda ışık kaynağının kullanılmasına gereksinim vardır. Bunu gerçekleştirmek için de farklı

tür ve yapıda ışık türleri vardır. Bunları aydınlatma güçlerine ve sert ya da yumuşak ışık

verme özelliklerine göre gruplandırabiliriz.

Bu modül ile doğru kaynakları kullanarak aydınlatma yapmak hedef alınmıştır.

Burada sizlere ideal ve istenen bir aydınlatma için kullanılması gereken aydınlatma kaynak

türleri anlatılacaktır. Bu modül sonunda toplu ve dağınık ışık kaynaklarını tanıyacak,

yumuşak ışığı ve özelliklerini, ve bunların dışındaki diğer ışık kaynaklarını tanıyacaksınız.

Bu faaliyet ile gerekli bilgiler verildiğinde toplu ışık kaynaklarını hazırlayıp

aydınlatma yapabileceksiniz.

. Televizyon stüdyolarını gezip oradaki aydınlatmayı inceleyiniz.

. Aydınlatma araçları ile ilgili araştırma yapınız.

. Evlerinizde bulunan aydınlatma araçları hakkında bilgi toplayınız.

1. TOPLU IŞIKLANDIRMA

Belirli bir ışık demetiyle, sınırlı bir yeri aydınlatmaktır. Keskin olarak belirlenmiş sert

ışıklı ve gölgeli bir görünüm sağlar. Odaklanmış ışığın gerektiği yerlerde kullanılır.

Silindirik bir yapıya sahiptirler. Işığın çıkış yönü ve şiddeti, içe dönük ayna ya da lens ile

ayarlanır.

Toplu aydınlatma için sert ışık kullanılır. Şimdi bu kaynakları sırasıyla görelim.

1.1. Sert Işık

Nokta ışık yönlü aydınlatma kaynaklarının ürettiği ışığa verilen isimdir. Bu kaynaklar

spot ışık kaynakları olarak da adlandırılır.

Sert ışık; doğada parlak Güneş ışığından doğrudan gelen, keskin gölgeler yaratan,

yönlendirilmiş aydınlatmadır. Sert ışık, yoğun herhangi bir küçük alanlı kaynaktan gelir.

Güneş büyük hacimli ışık kaynağı olarak kabul edilir; çok uzakta olmasından dolayı, nokta

ışık veren bir kaynak gibi hareket eder.

Film ve televizyon çekimlerinde sert ışığı oluşturan değişik yapay ışık kaynakları

vardır. Bunların en belirginleri frensel mercekli spot ışıklar ve elipsodial spot ışıklardır.

1.2. Sert Işık Kaynakları

1.2.1. Fresnel Aydınlatma Kaynakları

Film çekimlerinde ve televizyon aydınlatmalarında çok yaygın olarak kullanılan bir

aydınlatma kaynağıdır. Bu ışık kaynakları özellikle dramatik aydınlatmalarda, üçüncü

boyutun ortaya çıkarır. Doğrusal ışık verip ve ışık yoğunluğunu oldukça küçük bölgeler

üzerinde toplayabilirler. Bu kaynaklar yüksek ışık verimine sahiptir. Işığın açısı istenen

yönde dağıtılabilir veya daraltılabilir. Işığın yoğunlaştırılması; ışık kaynağının önünde

bulunan bir mercek ve ileri geri hareket eden bir ampül ile gerçekleştirilir. Spot ışıkların

güçleri, ampulün gücü ve önüne takılı olan frensel merceğin ışığı yayma özelliğine bağlıdır.

1.2.2. Ellipsodial Spot Işıklar

Elipsoidal ışıklar; film ve TV çekimleri dışında, genellikle özel amaçlı çalışmalarda

kullanılırlar. Frensel ışık kaynağının tam tersidir. İstenen ölçülerde sert ışık yayması

mümkün değildir. Bu kaynakların önlerinde toplayıcı bir mercek bulunmaktadır. Kaynağın

üzerinde bulunan ayar kolları aracılığı ile mercek ampule yaklaştırılır ya da uzaklaştırılır.

Resim 1.4: Sert ışık aydınlatma

Spot ışık veren ışık kaynaklarının özellikleri şöyle belirtilebilir:

. Sert ışık veren aydınlatma kaynakları, sert ve keskin gölgeler oluşturan bir yapıya

sahiptir.

. Nesnenin doku ve hatlarını ortaya çıkarır, tek yönlü; yani doğrusaldır. Bu sebeple

bölgesel aydınlatma yapabilme özelliği bulunmaktadır.

. Bulutsuz hava, gizlenmiş Güneş ya da stüdyo spot ışığından gelen sert ışık, bir

sahne aydınlatmasında aynı temel özelliklere sahiptir.

. Nesnelerin boyutlarının ne olduğu hakkında bilgi verirler.

1.3. Sert Işığın Kullanıldığı Yerler ve Durumlar

Sert ışık kullanacağımız koşullar şunlardır:

. Hatları ve dokuyu özellikle vurgulamak söz konusu olduğunda kullanılır.

. Keskin gölgeler oluşturulmak istendiğinde.

. Işığı belli bir uzaklıktaki bir yere değişmez bir şiddet içinde yansıtmak

istendiğinde (Spot ışık kaynaklarının ışınları kabaca parallel yol alır ve açık ağızlı

ışık kaynaklarına göre uzaklığa bağlı olarak çabucak azalmaz.).

Bununla birlikte sert ışık kaynaklarının kullanımı esnasında oluşan bazı dezavantajları

da vardır:

. Sert ışığın yarattığı gölgeler, her zaman çekici ve uygun olmayan, ilgiyi dağıtan

gölgeler olabilir.

. Sert ışık yüzey ve doku biçimlendirmesini abartabilir.

. Yüksek kontrast, çiğ, parlak ve doygun olmayan tonlar üretebilir.

. Konu birden fazla sert ışık kaynağı ile aydınlatılıyorsa gölge sayısı birden çok

olabilir.

Etkili bir aydınlatma için sert, yönlendirilmiş ışık ve yumuşak dağınık ışığın uygun bir

karışımına ihtiyaç vardır. Genellikle sert ışık konunun konturlarını ve dokusunu ortaya

çıkarır. Konunun neye benzediğinin anlaşılmasını sağlar. Sert ışıkla kullanılan bir yumuşak

ışık, aşırı kontrastı azaltır ve gölgelerin detaylarını ortaya çıkarır.

 

2. DAĞINIK IŞIK KAYNAKLARI VE

KULLANIMI

2.1. Dağınık Işık Kaynakları

Nereden geldiği belli olmayan ve dağınık olarak ışık veren ışık kaynaklarına dağınık

ışık kaynakları denir. Dağınık ışık kaynakları 4 grupta toplanır.

. Tas Biçimi Kaynak

. Yaygın Işıklı Lambalar Topluluğu

. Toplu Işıklı Lambalar Topluluğu

. Floresan Lambalar Topluluğu

Yukarıda sayılan lamba ve lambalar topluluğunun hepsi yüksek ve dağınık ışık

verirler. Farklı kullanım yerleri vardır. Önlerinde koruyucu cam ve mercekleri yoktur.

Ampulleri ince uzun ve geniş bir yapıya sahiptir. Sadece tek bir noktaya değil geniş bir

çerçeveye aynı şiddette ışık yayabilme özelliğine sahiptir. Bu ışık kaynakları bir hayli büyük

ve geniştir.

Genellikle cyclorama perdelerini aydınlatmada kullanılır. Belli türleri dolgu ışığı

olarak kullanılmak üzere üretilmiştir. Diğer türler ise geniş yüzeyleri aydınlatmada

kullanılan birkaç ışık kaynağının bir araya gelmesinden meydana gelir. Bu ışıklar objelerin

keskin hatlarını yumuşatırlar, objeden ayrıntı alınmasını engeller.

2.2. Yumuşak Işık

Yumuşak ışık, yayılmış, dağınık yönlerde aydınlık oluşturan, sert gölgeler yaratmayan

bir aydınlık türüdür. Yumuşak ışık doğada, kapalı gökyüzünden ve her çeşit pürüzlü

yüzeyden yansıyarak gelen aydınlatmadır. Bu pürüzlü yüzeyler duvar, kum, kar vb. yüzeyler

olabilir. Yapay yumuşak ışıklar: “Sert ışık kaynaklarına oranla güçleri daha az olan yumuşak

ışık kaynakları, açılı, reflektörlü ve birden çok lambanın bir araya getirilmesiyle oluşmuş ve

önlerine dağıtıcı konmuş ışık kaynaklarıdır.”.

2.2.1. Yumuşak Işığın Özellikleri

Yumuşak ışık kaynakları; özel durumlar dışında sert bir gölge oluşturmazlar, ayrıca

sert ışık kaynağının oluşturduğu sert gölgeleri yumuşatırlar.

Dağınık, gölgesiz aydınlatma; bulutlu gökyüzünden ya da aydınlatma kaynaklarının

yumuşatıcı maddelerle kaplanmasından elde edilir.

Geniş açılı bir aydınlatma kaynağından gelen ışık, dokuyu bastırır. Yüzey üzerinde

tonal dalgalanmanın en aza indirgenmesini sağlar, ancak istenmeyen yönlerden gelen

yumuşak ışığı engellemek oldukça zordur.

Dağınık aydınlatma görüntüde her şeyi gösterdiği için en ideal kaynakmış gibi

görünebilir; ancak çeşitli sınırlamaları özellikle de görüntüde iki boyutluluğu getirir.

Yumuşak ışık doğrudan nesnenin arkasından geliyorsa ya da nesneyi geniş bir açıyla

aydınlatıyorsa, gölgeli bölgeler ve gölge sınırları görülemez, bu da görüntüde derinliğin

oluşturulmasında önemsenmesi gerekli bir konudur.

Normal bir gün ışığında, nesneler sert ve yumuşak ışığın birlikteliği ile aydınlatılır.

Sert ışık keskin gölgelere yol açar. Doğrudan Güneş'ten gelir ve nesnelerin görünmesini

sağlar. Gün ışığı nesneleri iki boyutlu olarak ortaya çıkarır; ancak oluşan gölgeler nesnelerin

üçüncü boyutu ve derinliği hakkında bilği verir.

2.2.2. Yumuşak Işık Yaratma Yöntemleri

Yumuşak ışığı yapay olarak yaratmak mümkündür.Şöyleki:

. Birden fazla lambanın bulunduğu armatürleri kullanarak,

. Işık kaynaklarının önünde dağıtma işlevi olan filtreler veya geniş mekânların

yumuşak olarak aydınlatılmasında işlevsel olan “butterfly” gibi özel bezleri

kullanarak,

. Büyük hacimli ışık armatürlerinin içinde yansıtıcı yüzeyler oluşturarak

. Işığı geniş, beyaz yüzeylerden yansıtarak

yumuşak ışık yaratabiliriz.

 

2.2. 3. Yumuşak Işığın Dezavantajları

Yumuşak ışığın uygulamada oluşturduğu bazı dezavantajları vardır.

. Yayılan ışık çevreye dağıldığı ve sınırlandırılması kolay olmadığı için,

denetlenmesi zor olabilir.

. Amaca uygun olmayan kullanımlarda yumuşak ışık, düz, biçimsiz aydınlanmalar

oluşturabilir.

. Resimde dokuyu ve biçimi görmek zorlaşabilir. Eğer temel ışık olarak

kullanılmışsa derinlik etkisini azaltabilir, set duvarlarında ışık fazlaysa atmosferi

tahrip edebilir, düz ve ilginç olmayan resimler üretebilir.

2.3. Cyclorama Aydınlatması

Burada sizlere stüdyo cyclorama perdeleri ve arkadaki kumaşların aydınlatılmasında

kullanılan teknikler anlatılacaktır.

Sanatçıların tamamen izole edilmiş olarak görüntülenmeleri istenmedikçe, genellikle

cyclorama perdeleri aydınlatılır. Gündüz, gece, dramatik gibi etkiler sağlanabilir. Cyclorama

üzerine düşürülen desenler (profil spot / taramalar) derinlik ilave etme ve çekimin ruh hâlini

oluşturma açısından çok etkili olabilir. Bununla beraber bu kullanımlar çok dikkatlice ve

aşağıda belirtilen hususları yerine getirecek şekilde planlanmalıdır.

Televizyon stüdyolarında cyclorama normalde beyazdır. Bu sayede renkli ışık

kullanılarak cyclorama perdesi istenen renk tonuna, doygunluğuna ve parlaklığına getirilir.

Cyclorama perdeleri som gri, simsiyah, saydam beyaz, saydam gri veya saydam siyah renkte

olabilir. Yapılan programın özelliğine göre renkler seçilir.

Efektin, sahne ön fonunu tamamlayıcı bir rol oynamadığı ya da aşırı dramatik olduğu

durumlarda, dikkati dağıtmaması sağlanmalıdır.

Kamera açıları ve pozisyonları önceden bilinmelidir. Cycloramanın normalde sadece

tek taraflı bir arka fonu olmayıp eğlence programlarında üç taraflı olduğu unutulmamalıdır.

Çok küçük birkaç projektör genellikle bütün efekti yaratmak için kullanılabilir.

Odaklanmamış desenler çoğunlukla en iyi efektleri oluşturur. Daha fazla derinlik duygusu

verir.

Frensel spot ışıklarını spot ışık konumunda kullanmak suretiyle, cyclorama üzerine

ışık benekleri düşürülebilir. Flood konumunda frensel spot ışığı kullanmak suretiyle çizgili,

çubuklu ışık elde edilebilir. Çizginin şeklini doğru olarak oluşturmak için kepenkler

ayarlanmalıdır. Tüm cyclorama ışıklandırmalarında, sanatçıların bu ışıklarla

aydınlatılmamalarına büyük özen gösterilmelidir.

2.3.1. Cyclorama Aydınlatması İçin Kullanılan Lambalar

Cyclorama ışıklandırması için yumuşak ışık kaynakları kullanılabilir, ilave olarak

gerektiğinde renkli filtrelerden yararlanılabilir. Fakat bu, uygun üst cyclorama ışıkları

kullanılarak yapılan ışıklandırma kadar ekonomik değildir. Örneğin, cycloramayı beyaza

veya herhangi bir renk tonunda ışıklandırmak için 10 metre civarındaki bir alanı kapsayan

4-5 lamba gerekebilir ve her lamba 5 kilowattlık bir kanal gerektirebilir. Renk tonu ve

doygunluğunda bir değişiklik gerektiğinde başka dezavantajlar oluşur. Bu daha fazla lamba

takılması demektir.

Cyclorama ışıklandırması sert ışık kaynakları (fresnel spot ışıkları) ile yapıldığından,

eşit aydınlatma elde etmenin ve iyi bir çapraz geçişi sağlamanın zor olması nedeniyle

genellikle yalnız başına kullanılmaz. Kaba ipek / fırçalanmış ipek ve renkli filtre birlikte

kullanılırsa daha homojen bir cyclorama ışıklandırması elde edilir. Bununla beraber, bunlar

benek ve çubuk gibi ışık efektleri oluşturmada veya kontrollü doygunsuzluk gerektiğinde

yararlı olabilir.

Sert kaynaklar, gökyüzü efekti oluşturmak üzere, parçalı renkler veya beyaz eklemek

için de kullanılabilir. Renkli çerçeve kullanıldığında, odaklanmamış lekeler veya desenler iki

şekilde elde edilebilir: Renkli çerçevede delikli gobo kullanılmalıdır. Desenli bir efekt elde

etmek için renkli filtrede ( jelatinde ) delikler açılmalıdır. Delikler en az 5 cm çapında olursa

desenli efektler görünür.

2.3.2. Cyclorama Üzerinde Işık Efekti Oluşturmak

Gereken en temel efekt gökyüzü efektidir. Cycloramanın üst kısmına doğru

lüminansın doğal bir şekilde düşmesine ilave olarak ufukta doygunluğun azaltılması gerekir.

Eğer sadece yer ünitesi kullanılmışsa doygunluğun cycloramanın yukarısına kadar aynı

olacağı her zaman hatırlanmalıdır. Aynı durum sadece yukarı cyclorama aydınlatılmasının

yapıldığı durumlar için de geçerlidir.

Diğer bir efekt bulut efektidir. Bunu elde etmek için pek çok yöntem kullanılır:

. Uygun bir bulut tekerleği olan bir saydamlık projektörü kullanın. Eğer cyclorama

büyükse, birkaç projektör gerekecektir. Renk için yeterli bir aydınlatma elde

etmek için genellikle CS ışık kaynaklı bir pröjektör gereklidir.

. Daha önce açıklandığı gibi sert bir kaynak üzerine gobo kullanınız.

. İçinde bulut resmi olan bir efekt projektörü kullanınız.

. Belirli hareketli ışıklar faydalı bir sonuç verebilir.

Her dans veya şarkı için mümkünse farklı bir ışık efekti kullanılabilir. Bunun için

sanatçıların giysilerinin renklerinin önceden bilinmesi önemlidir.

Yer ünitesi ve yukarı cyclorama için kullanılabilecek iyi bir renk kombinezonu:

KIRMIZI – YEŞİL – MAVİ – ŞEFFAF’tır

Bunlar yüksek lüminans değerinde olabilecek renklerin geniş bir değişimini verirler.

Daha fazla bir renk doygunluğu ve daha geniş bir renk spektrumu oluşturmak için sıklıkla

çift sıra cyclorama uygulaması kullanılmaktadır.

Cycloramanın genel amaçlı arka fonu aydınlatması için kullanıldığı durumda,

kullanılan renkler büyük bir incelikle seçilmelidir. Diğer bir deyişle tamamen doygun

olmamalıdır.

Kullanılabilecek pek çok renk vardır; ancak hangi renk seçilirse seçilsin, uyumlu

olması için ve renk tonlarının ayrımının yapılabilmesi için büyük bir özen gösterilmelidir.

Cyclorama ve yüz cilt tonları farklı ton değerinde olmalıdır.

Tüm cyclorama ışıklandırmalarında aşağıdaki hususlar yerine getirilmelidir:

. Sanatçılar cyclorama ışıkları ile aydınlatılmamalıdır.

. Sanatçıların ışığı cyclorama üzerine saçılmamalıdır. Bu özellikle yumuşak

ışık için geçerlidir.

Arkada kullanılan kumaşlar yer ünitesi, yumuşak ışık ya da yukarı cyclorama ışığı

kullanmak suretiyle homojen olarak aydınlatılmalıdır. Eğer arkadaki kumaş yüksek ise yer

ünitesi ve yukarı cyclorama aydınlatması birlikte kullanılmalıdır. Eğer arkadaki kumaş

buruşuk ise bu kumaşı çok eğik bir açıyla aydınlatmamak gerekir.

Uzak pencere içeren veya üzerinde ışık kaynağı deseni bulunan arka kumaşlarda dekor

elverdiği takdirde arka kumaşta bir delik açınız. Bu deliğe opak bir kâğıt yerleştirin. Böylece

bir oda atmosferi oluşturabilirsiniz.

3. DİĞER IŞIK KAYNAKLARI

Teknik açıdan, ışık kaynağı olarak kullanılan profesyonel cihazların haricinde, çekimler

sırasında karşımıza çıkan veya senaryo gereği kullanılan aksesuarların da bilinmesi gerekir.

İlk yapay ışık ateşten elde edildi; ama ateş tehlikeliydi ve taşınması zordu.

Günümüzden 20.000 yıl kadar önce insanlar, yağların yakılmasıyla ışık elde edilebileceğinin

farkına vardılar ve böylece ilk taşınabilir ışık kaynakları ortaya çıktı. Bunlar içi oyulmuş

taşların içine hayvan yağı doldurulmasıyla yapılan kandillerdi. Bitki liflerinden yapılma

kandiller ise İ.Ö. 1000 dolaylarında geliştirildi

Mumlar günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce ortaya çıktı. Mum, çevresi balmumuyla

ya da don yağıyla sarılmış bir fitilden oluşur, yakılan fitilin alevi balmumunun ya da don

yağının bir bölümünü eritir. Böylece fitil sürekli yanarak ışık yayar. Bu bakımdan mum,

kullanılması daha kolay bir yağ lambasıydı. Yağ lambaları ve mumlar gazyağıyla

aydınlatmanın yaygınlaştığı 19. yüzyıla kadar başlıca yapay ışık kaynakları olmayı

sürdürdüler.

19. yüzyılda elektriğin keşfiyle ilk ampul icat edildi. Ampulün amacı tamamen ışık

elde etmekti. Fakat ampul ışığın gerektiği odalara monte edilerek kullanılıyordu.

Taşınamıyordu. Pilin icadıyla taşınabilir ışık kaynakları modern bir hâl aldı. Daha sonra ışık

elde edilmesi teknolojinin gelişmesine paralel devam etti.

3.1. Güneş

Güneş içindeki atom parçalanmaları enerjiye dönüştüğünde, bu enerjinin bir kısmı da

ışık olarak yayılır. Dünya'mız için Güneş'ten doğrudan gelen veya atmosferden, Ay'dan,

Dünya üzerinden yansıyan ışık, doğal ışık kaynağı olarak kabul edilir.

Güneş ışığını prizmadan geçirdiğimizde altı renkten oluştuğunu görürüz. Güneş'in

merkezi 6000ºK olarak ölçülmüştür. Fakat atmosferden dolayı Dünya'dan Güneş'in merkezi

5100ºK olarak ölçülür.

Güneşten gelen elektromanyetik radyasyon çeşitli dalga uzunluklarındadır. Güneşten

gelen elektromanyetik radyasyonun % 50' si uzun dalga boyu, % 10’u ise kısa dalga

boyundadır. Bunlardan bir kısmı atmosferden geçerken gaz molekülleri tarafından yansıtılır.

Atmosferin üst kısmına çarpan ve dalga boyu 300 anstrom olan ışınlar burada yutulur.

İnsan gözü, Güneş ışığının 380 – 720 nanometre arasındaki bölümünü görebilir. İnsan

gözü üç ana renge karşı daha çok duyarlıdır; yeşil, mavi ve kırmızı. Yeşil renk gözün en

duyarlı olduğu ve en iyi gördüğü renktir.

Güneş ışığı, görüntü alırken en çok kullanılan ucuz, zahmetsiz, ışık şiddeti ve renk

ısısı çekim yapmaya en elverişli doğal ışık kaynağıdır. Dünya'nın dönme hareketinden dolayı

doğudan batıya doğru hareket eden bir ışık kaynağıdır. Bu nedenle Dünya'nın değişik

bölgelerine değişik açılarla Güneş ışığı geldiğinden her bölgede değişik etkileri

oluşmaktadır.

Güneş ışığı Güney ve Kuzey kutup bölgelerine çok yatık bir açıyla veya atmosferden

yansımalarla ulaştığından ısı etkisini kaybeder. Güneş ışığı, Ekvator bölgesine ise en dik ve

şiddetli şekilde etki eder. Dünya üzerindeki konumuna göre ülkemize güney cephesinden dik

bir açıyla gelir. Bu nedenle dağların, binaların veya cisimlerin güney cepheleri aydınlık,

kuzey cepheleri ise gölgede kalır. Güney Afrika'da ise bu durumun tersi görülür. Bu nedenle

çekimi yapılacak bölgeler önceden incelenip Güneş ışığının en uygun olduğu mevsimlerde

ve saatlerde çekim yapılmalıdır.

Atmosferin bulutlarla kaplı olduğu zamanlarda Güneş ışığı doğrudan yüzeye

ulaşamaz, bulutlar bir diffision etkisi yaratır. Güneş ışığı, dağılarak ve şiddeti azalarak

yeryüzüne ulaşır. Bu sırada ışık ısısı yükselir, kırmızı renk azalır ve mavi renk hâkim olur.

Güneş ışığı, tek gölge oluşturur. Ancak bulutlu havalarda ışık her yönden eşit

geldiğinden gölge oluşmaz veya birçok gölge oluşarak birbirinin etkisini azaltır.

Güneş'in doğuşu sırasında daha çok mavi renk, batışında ise kırmızı renk hâkim olur.

Kelvin derecesi ve ışık şiddeti çok kısa sürelerde değişir. Bu nedenden Güneş doğuş ve

batışlarında çekim yapmak için çok kısa zaman vardır. Güneş doğduktan sonra ortalama

5700ºK - 6500ºK civarında, parçalı bulutlu havalarda 6500ºK - 7500ºK, Bulutlu havalarda

ise 10000ºK - 20000ºK renk ısısına sahiptir. Güneş batarken Kelvin derecesi 5000ºK

civarından çok kısa bir sürede 3000ºK renk ısısına düşer. Güneş battıktan sonra sadece

atmosfer üzerinden yansıması ile ışığa ulaşır; ama bu yansıyan ışığın Kelvin derecesi çok

yüksektir ve atmosfer mavi hatta lacivert gibi görünür.

Gündüz iç mekân çekimlerinde, pencere veya kapıdan içeri giren güneş ışığı ana ışık

kaynağı olarak değerlendirilmelidir. Çok koyu veya gölgede kalan bölgelere gün ışığı

projektörleri ile dolgu yapılarak çekim yapılır.

3.2. Ay

Ay aslında bir ışık kaynağı değildir; yalnızca Güneş'in ışığını yansıtan bir reflektör

gibidir. Ancak izleyiciye psikolojik olarak birçok vurguyu anlatmaya yarar. Zaman kavramı,

gece, mekânlar ay ile anlatılır. Gece geçen çalışmalarda görüntünün alınabilmesi için

gereken ışık olarak ay ışığı mantığı kullanılır.

Resim 3.4: Doğal ışık kaynağı Ay

Ay ışığı karakter olarak şiddeti çok düşük ama renk ısısı çok yüksek, mavinin hâkim

olduğu bir ışıktır. Bu nedenle çok geniş alanlarda ve doğada çalışırken, Kelvin derecesi ve

ışık şiddeti yüksek gün ışığı projektörleri ile ışık yapılır. Ay ışığının da gölgesi tektir. Işık

yaparken bu mantığı göz ardı etmemek gerekir.

 

3.3. Gaz Lambası

Gemici Feneri Gaz lambası veya içinde mum olan gemici fenerleri mumdan biraz

daha fazla ışık verir. Özellikle genel planlarda bir kişinin karanlıkta yürürken elinde hareketi

ile güzel bir efekt alınabilir. Oda içinde yakılan bir kibrit ile ateşlenen fener içindeki mum

fitili, önce parlak büyük bir ışık verir, sonra bu ışık yavaşça sabit hâle gelir. Bu efekti

çekebilmek için dimmerli bir projektörden yararlanmak gerekir. Genel çekimlerde fener

içine bir fener lambası monte ederek ışık şiddeti arttırılabilir.

3.4. Şömine

Şömine ateşi ile aydınlanan bir odada, ışık titremeler ile ve şiddeti yükselip - azalarak

etrafa yayılır. Şömine yerde olduğundan yayılan ışığın gölgeleri fonda o cisimden daha

büyük ve yukarıda oluşur. Ateşin büyüklüğü ile ışığın şiddeti ve rengi doğru orantılıdır.

Evlerde kullanılan ortalama büyüklükteki bir şömineden 2800ºK ışık etrafa yayılır. Işığın

şiddeti ise bu ışıktan yararlanan cismin şömineye uzaklığı ile anlatılabilir. Şömineden gelen

ışığın çekim yapmak için yetersiz olacağını varsayarak aynı açı mantığı ile bir veya birkaç

projektörü çekimi yapılacak bölgelere vererek ışığın şiddetini arttırıp çalışabiliriz.

Karanlık bir odada şömine ışığının altında çekim yapılacaksa, oda içindeki diğer

aydınlatma cihazlarına nazaran şömineden gelen ışığı biraz daha abartarak ve renk ısısının

düşük olduğunu varsayarak daha sıcak renk tonları uygularız. Ten rengini ve ortamdaki diğer

renkleri biraz daha kızartarak sıcak renklerde çalışabiliriz. Şömine ateşinin özelliğinden ve

titremesinden yola çıkarak bir projektör önüne koyulan flicker veya fan yardımı ile titreyen

bir gobo ışığı titreterek uygulamamıza olanak verir.

Gündüz camdan yoğun bir şekilde gün ışığı girdiği sırada çekeceğimiz görüntü içinde

şömine varsa ve ateşinin yanmasını istersek renkte sapmalar yaşanacaktır. Oda ışığına göre

yaptığımız beyaz ayarı, renk sıcaklığı düşük şömine ateşinin ve etki ettiği yerlerin

olduğundan daha kırmızı görünmesine neden olacaktır.

3.5. Kamp Ateşi

Yakılan bir kamp ateşinin ışık şiddeti büyüklüğü ile doğru orantılıdır. Odun ateşinin

renk sıcaklığı 2700 – 3000ºK civarındadır. Odunların yanıp bitmesiyle ateşin renk ısısı ve

ışık şiddeti düşer. Odun ateşinden kıvılcımlar çıkar ve bu kıvılcımları çekebilmek için

ortamdaki genel ışığın şiddetini düşük tutmamız daha iyi sonuç verir. Ateşin bulunduğu

ortamdaki kişiler titrek ve değişen şiddetteki ışık ile aydınlanır. Çekim için gereken ışık

şiddeti elde edilemezse projektörler ile takviye edilmelidir.

Işık şiddetini arttırmak için kullanılan projektör eğer alevin arkasından

uygulanırsa, azalıp artan alevler ışığın kesilmesine ve gölgelere neden olacağından

doğal bir efekt gerçekleşecektir.

3.6. Akkor Lambalar

5w - 20000w arası değişik amaçlarda ve değişik modellerde akkor filamanlı lambalar

üretilmektedir. Bu lambalara hemen her ortamda rastlanabilir. Çalışacağımız ortamların

doğal olarak aydınlatmasının yapıldığı lambalardır. Flamanın harcadığı enerji gücüne göre

ışık şiddetleri değişir. Evlerde genelde 40w - 60w - 75w - 100w lambalar kullanılmaktadır.

Bu ortamda çekim yaparken normalde kullanılan lambalar daha güçlü lambalarla

değiştirilerek ortamdaki ışık şiddeti arttırılır.

Akkor filamanlı lambaların camlarını boyayarak renklerini değiştirebiliriz. Bu camlar

şeffaf veya buzlu üretilir. Şeffaf cam ışığı direk olarak yayarken buzlu cam ışığı dağıtır ve

gölgelere neden olmaz.

3.7. Floresan Lambalar

Genelde sıkça kullanılan floresan lambaların 20w - 40w güçleri vardır. Renk ısısı

4400 – 4800ºK civarındadır; ancak 3800ºk floresan lambalarda üretilmiştir. Mavi ve yeşil

rengin hâkim olması nedeniyle sıcak renkleri iyi yansıtmaz ve soğuk bir etki verirler.

Lambaların camları genelde buzlu cam şeklindedir ve ışığı dağıtarak yayarlar. Bu

lambaların ışık şiddetleri düşük olduğu için gün ışığı projektörleri ile takviye edilerek

kullanılabilir. Floresan ışık içinde yeşil renk oranı çok olduğu için filmlerde yeşil olarak

pozlanır. Bu durumu düzeltmek amacıyla mutlaka floresan filtreler kullanılmalıdır. Film

çekimlerinde kullanılmak üzere özel olarak floresan lambalar üretilmiştir. Bu lambalarda

yeşil renk problemi çözülmüştür.

3.8. Sokak Lambaları

Sokak lambaları gece yapılan çekimlerde en sık karşılaşılan ışık kaynaklarıdır. Edison

lambayı bulduğunda ilk olarak bir sokağı aydınlatarak insanlara tanıtmıştı. O zamandan beri

sokakları aydınlatmak için kullanılmaktadır.

Sokak lambaları aynı zamanda gündüzleri görsel bir aksesuar olarak

kullanıldıklarından oldukça güzeldir. Gece yandıklarında birçok sanatçıyı etkileyeceklerdir.

Sokağın çekimini yapacağımızda sokak lambalarını kullanabiliriz. Sokaklarda

kullanılan lambaların renk sıcaklıkları çok farklıdır ve bu lambalar altında geçen çekimlerde

mutlaka Kelvinmetre ile ölçüm yapılmalıdır. Genelde köylerde ve sokaklarda 2500w,

caddelerde 5000w, meydanlarda ise 10000w gücünde sokak lambaları vardır. Bu ışık

gücünün yüksekte oluşu ve tozlu, kirli olması şiddetini ciddi ölçülerde etkiler. Profesyonel

çekimlerde mümkünse sokak lambası yerine aynı mantıkta profesyonel projektörler

kullanılmalıdır. Ancak sokağın tamamını kamera görüyorsa, renk değerleri hesaplanarak ve

filtre ile düzeltilerek çalışabiliriz.

Sokak lambaları daha çok alanı aydınlatabilmek için yüksektedir. Işık üstündeki

reflektör nedeniyle yere doğru yayılır. Toz, havadaki partiküller veya sis etkisiyle ışık

huzmeleri oluşur ve lambanın aydınlattığı alan daha net gözlemlenir. Yukarıdan gelen ışığın

altında durulduğunda sert gölgeler oluşur. Bu etkileriyle sokak lambaları birçok ressama

konu olmuşlardır.

Sokak lambası eğer bir duvarın önündeyse, duvarda lambanın özelliğine göre dereceli

bir ışık geçişi meydana gelir. Lambanın gövdesi içinden yayılan ışık efektler meydana

getirir. Sokak lambalarının 25 metre gibi belirli bir arayla dikilmesi nedeniyle sokağın

geneline bakıldığında lambanın bulunduğu yerler ışıklı, diğer yerler karanlık olmak üzere

güzel bir ışık armonisi oluşturur.

Sokak lambasının ışığı, etkisi altındaki bütün objelerin gölgelerini uzatır. Gölgeler

lambanın merkezinden itibaren dairesel bir şekilde oluşur. Bu durum ışıkla perspektif

yaratmanın esasıdır.

3.9. Abajur Işığı

Abajur, genelde renkli ve desenli, ışığı doğrudan alta veren, ancak gövdesinden

yumuşatarak ve gövde renginde geçiren ayaklı aydınlatma cihazıdır.

2700–2800 Kelvin renk sıcaklığında akkor flamanlı lamba kullanılır.

Özellikle drama ve belgesel çekimlerindeki ışık yapımında, odanın doğal ışık kaynağı olarak

en büyük yardımcıdır. Bu nedenle odada olmasa bile dekoru ve atmosferi bozmayan bir

abajur köşeye yerleştirilir.

Işık yapımı sırasında bir mantığa dayanarak ve ışık kaynağı göstererek ışık yapmak

esastır.Abajur, merkezine yakın noktadan azalarak yayılan bir ışık verir. Bu bize iyi bir

yumuşak geçiş sağlar. Düşük kontrast sağlamak için idealdir. Bir koltuk yanında bulunan

abajurun, koltukta oturan kişiye etkisi çok dramatiktir. Yüzünün bir tarafı yumuşak bir ışıkla

sarılacak, diğer tarafı ise loş kalacaktır. Abajurun gövde rengi çok koyu ise veya lamba gücü

az ise lamba sökülerek daha güçlü bir lamba takmak iyi bir çözümdür.

Akkor flaman lambalı abajur gövdesinden yayılan ışık duvarda veya dekor üzerinde

keskin izler, gölgeler bırakacaktır. Bunu engellemek için yumuşak lamba kullanmak veya

lamba etrafına ışık dağıtıcı filtre takmak doğrudur.

Abajur aynı zamanda görsel bir arka plan malzemesidir. Kamera önündeki bir kişiyi

çekerken arkasına veya bakış boşluğuna abajuru denk getirerek bir derinlik sağlanmaktadır.

Bu durumda abajur gövdesi parlayabilir. Bunu engellemek için abajur lambasının

değiştirilerek daha düşük şiddette ışık veren bir lamba veya daha düşük renk ısısı veren bir

renkli lamba takmak yararlı olacaktır. Abajurun ışık şiddetini düşürmek için pratik bir

yöntem de lamba etrafına 6 veya 9 ND filtre takmaktır.

3.10. El Feneri

Günlük hayatta kullanılan el fenerleri hem ışık ısısı hem de şiddeti bakımından

düşüktür ve çekimlerde kullanılmaz. Çekimlerde kullanmak için daha şiddetli ışık veren el

fenerleri üretilmiştir. El feneri ışığının aydınlatacağı bir yeri çekiyorsak, el feneri

görünmeyen durumlarda bir projektör kullanılmalıdır. Biraz sis veya toz yardımı ile daha

etkili olurlar. El fenerini kullanarak hareket edecek kişiye önceden yönelteceği yerleri

söyleyerek bilgi vermek gerekir.

3.11. Kask Feneri

Kask fenerleri mağara, maden, tünel gibi çekim yapılacak mekânlarda

kullanılmaktadır. Kask fenerinin ışığı zayıf ve renk sıcaklığı düşüktür. Ancak çekimler için

özel ışıklar üretilmiştir. Normalde kullanılan fener ışıkları akü veya karpit ile çalışır ve kısa

süre sonra güçlerini yitirirler. Bu tip fener ışıkları genelde ayarlanamaz ve huzme şeklinde

ışık verirler. Çevreyi pek aydınlatmaz sadece ileriyi aydınlatırlar.

Kask ışığı film çekimlerinde özellikle karanlık yerlerde ışık kaynağı olarak kullanılır.

Oyuncular birbirlerinin yüzlerine, seyirciye gösterilmek istenen alana ışığı tutarak film

ışığına yardımcı olur.

3.12. Şimşek

Şimşek, yeryüzünden gökyüzüne doğru meydana gelir, çok kuvvetli ve parlak beyaz

ışık veren bir elektrik atlamasıdır. Şimşek; bulutlu havalarda, bulutların elektrik yüklenmesi

ve yeryüzündeki negatif elektriğin pozitif yüklü bulutlara boşalmasıyla meydana gelir.

Elektrik akımı negatiften pozitife doğru hareket etmektedir. Bu doğa olayına "Şimşek

Çakması" denir.

Şimşek çakması sırasında bu büyük; güç ışık yaydığı gibi aynı zamanda büyük bir ses

de meydana getirir. Işık, sesten daha hızlı olduğundan, şimşeğin önce görüntüsünü veya

yansımasını görür, sesini daha sonra duyarız. Doğa olayları hem de bu kadar güçlüsü insan

üzerinde psikolojik etkiler yaratır. Sinema da, bu psikolojik etkiyi kullanarak özellikle gece

çekimlerinde seyirciye o anı yaşatmak ister.

Şimşek Yapay Olarak Nasıl Yapılabilir?

. KaynakMakinesi

Kaynak makinesinin ark yaptığı sırada çıkan ve maddenin erimesi sırasında meydana

gelen kuvvetli ışıktan yararlanan pratik sinemacılar, bu olayı bir şimşek ışığı gibi

kullanmaktadır.

. Strop

Strop, müzik ritmine uygun olarak yanıp sönen ve senkronu ayarlanabilen flaş

şeklinde bir efekt spotudur. Bu spot ışığı gün ışığı projektörleri veya bir flaş kadar

kuvvetlidir. Stroptan yararlanılarak şimşek efekti yapılabilir.

Resim 3.23: Strop ile oluşturulan efekt

Suni olarak yapılan şimşek ayna ve reflektör ile yönlendirilir. Ayna yönteminde, gün

ışığı projektörü veya kaynak makinesinden yayılan ışık bir ayna yardımıyla konuya

yönlendirilebilir. Ayna ışık kaynağına yakın tutulursa daha büyük alana etki eder. Aynayı bir

mekanizma veya el ile sallayarak şimşek efekti yönlendirilebilir. Reflektör ile şimşek

yapmak için ise gün ışığı projektörü veya kaynak makinesinden yayılan ışık reflektör ile

ayna gibi yönlendirilebilir. Reflektörün yüzey özelliğine göre bu ışık yumuşatılabilir veya

parçalanabilir.

3.13. Akvaryum

Özellikle gece iç mekân çekimlerinde oda içinde bulunan akvaryum çekimlerde

kullanılabilir. Akvaryumu ve balıkları daha çok ön plana çıkarmak için lambasını

güçlendirebiliriz. Dikkat etmemiz gereken ise ışığın Kelvin derecesidir. Genelde oda içinde

çalıştığımız renk sıcaklığına eşit bir Kelvin derecesinde lamba takarak veya lamba önüne

filtre takarak bunu sağlayabiliriz.

Akvaryum arkasına bir projektör koyarak oda fonuna, balıkların hareketini yansıtabilir

ve bir efekt yapabiliriz.

3.14. Araba Farı

Araba farı, çekimlerde ışık kaynağı olarak kullanılmaz. Çünkü Kelvin derecesi düşük

bir ışık kaynağıdır. Mercek yapısına göre değişse de 2500 - 2800 ºK civarındadır. Ancak

gece çekimlerinde arabayı doğrudan göreceksek araba farının etkilerini göz ardı edemeyiz.

Sadece arabayı göreceksek objektife ışık girebilir ve filmi yakabilir, istenmeyen etkilere

neden olabilir. Bu durumda araba farının önüne bir filtre koyarak ya da lamba gücünü

düşürerek, diyaframa etkisini azaltabiliriz. Araba yaklaşırken far ışığından aydınlanan

bölgeleri de çekeceksek, genel ışığın şiddeti zaten araba farının şiddetinden yüksek

olacağından sorun olmaz.

Araba farı bir çok yönetmen tarafından sis ile birlikte kullanılır ve normalden daha etkili

bir efekt verir. Araba içinden yapılan çekimlerde araba farı yerine her zaman yaptığımız gibi

yine bir projektör kullanılarak ışık şiddetini güçlendirilebiliriz.

3.15. Sinema veya Projeksiyon Perdesi

Sinema veya projeksiyon perdesinin bulunduğu ortama göre değişen renklerde ve

şiddetlerde ışık etkileri vardır. Fakat sinema salonlarının geniş ve izleyicinin fazla olması

ciddi bir ışık planlaması gerektirir. Normalde perdeye bakan izleyicilerin yüzlerindeki ışık

şiddeti ve renkler değişir, sırtları ise karanlıktır. Işık yaparken aynı mantıkta ışık şiddetini

arttırmalıyız. Sinema veya projeksiyon makinesinden çıkan ve perdeye doğru giden ışığı

çekerken biraz sis kullanılması daha etkili sonuç verir.

3.16. Monitör TV

Karanlık bir odada televizyon veya monitör ışığı altında çekim yapılamasa bile

senaryo gereği bu şekilde bir çekim gerekebilir. Yani biz seyirciye bunu böyle hissettirmek

zorunda kalabiliriz. Televizyon veya monitör, o anda görüntülerin devamlı değiştiği

varsayılarak planlanır. Bu durumda oda içindeki renkler ve ışık şiddeti değişir. Tabii ki çok

yakın planlarda monitörün kontrastlığını açarak monitörden gelen ışık şiddetini artırsak da,

geniş planlarda bir projektörün kullanılması şarttır.

Projektörün önüne koyacağımız bir filtre takımı veya flicker, fan ve uçuşan tüyler

yardımı ile bu şekilde bir efekt yapılabilir. Televizyon ve monitör amorsundan yapılan

çekimlerde sıkça uygulanan yöntemdir. Genel çekimlerde televizyon ve monitör ile birlikte

oda içindeki diğer cisimleri de görüyorsak, genel ışığın şiddetini düşük tutup televizyon

ekranındaki görüntüyü ortaya çıkarabiliriz.

3.17. Lazer Işığı

Lazer ışığı gözle görülmese bile atmosferdeki küçük toz zerreciklerine çarptığında

görülmektedir. Bu toz zerrecikleri yerine sis makinesi yardımıyla çeşitli renklerde sis vererek

lazer kullanılabilmektedir. Lazer Işığını kontrol altına alarak stüdyo ve açık alanlarda Lazer

cihazları yardımıyla efekt yapılabilmektedir. Stüdyolarda sis yardımıyla çeşitli ışık efektleri

uygulanarak görsel bir zevk oluşturulur.

©2008 Belgesel okulu Webtasarım By Sitehazırla
büro mobilyaları evden eve seo otogaz motorlu panjur temizlik şirketleri konteyner matbaa dizi izle söve telefon dinleme