|
SESLENDİRME
Seslendirme Yabancı film ve dizilerdeki konuşmaların Türkçe'ye aksanlı olarak çevrilmesi ve filme montajı işlemidir.
Bir başka deyişle; bir gösterimde yer alan konuşmaların ve ses efektlerinin profesyonel stüdyo ortamında oluşturularak gösterime adapte edilmesidir. Seslendirme işlemi, her ne kadar pek göze batmasa da, film oyuncularının canlandırdığı karakterlerin diksiyon ve vurguları açısından ele alındığında, tamamen kişiliğe yönelik bir betimleme olduğundan, aslında çok büyük önem taşımaktadır.
BİR FİLMİN SESLENDİRME AŞAMALARI
1-Yönetmen filmi inceler.
Diline bakar.
Bir film İngilizce, Fransızca,İtalyanca ya da başka bir dilde olabilir.
Yönetmen çeviriyi yapacak çevirmene karar verir.
2-Çeviri yapılması için film metniyle birlikte çevirmene verilir.
Çevirmen filmi izler ve çeviriyi yapar.
Çevirisi yapılan film yönetmene teslim edilir.
3-Filmi izleyen yönetmen hangi rolü kimin konuşması gerektiğine
karar verir.
Filmin baştan sona incelenmesi tamamlanır.
4-Yönetmen yardımcısı sanatçıları davet eder.
Seanslar verilir.
5- Sanatçılar kayıt günü stüdyoya tek tek ya da grup olarak alınır.
6- Sanatçılara filmin Türkçe metni verilir.
Filmin orijinal sesini kulaklıktan dinler.
7-Yönetmen ve ses teknisyeniyle birlikte kayıt yapılır
8- Kaydı biten film senkron ve miks aşamalarından geçer.
Enter bandı olmayan filmler için enter bant hazırlanır.
Ardından yayına verilecek bant hazırlanır.
Mikrofonlar
Mikrofon ses dalgalarını elektriksel titreşimlere çeviren ,elektroakustik bir cihazdır.Mikrofon ses dalgalarına göre sinyal gerilimi verir.Bütün mikrofonlar ses dalgalarına tepki gösteren çeşitli şekillerde yapılmış bir diyaframa sahiptir.Mikrofona gelen ses dalgaları diyaframa çarpar ve ses basıncındaki değişikliklere göre diyafram içe veya dışa doğru hareket ederek mekanik titreşimler yapar.Bu titreşimler sonucu mikrofon çıkışında bir gerilim meydana gelir.
Mikrofonla elde edilen elektrik sinyali elektronik devre yardımıyla nakledilir.Elektronik devrede voltajın karşılaştığı bir direnç vardır ve buna empedans denir.Az direnç düşük empedans demektir.Profesyonel uygulamalarda düşük empedanslı mikrofonlar tercih edilir.Çünkü,düşük empedanslı mikrofonlar elektrik sinyaline daha az direnç gösterdiklerinden ,motorlardan ,klimalardan ,floresant lambaların starterlerinden ve benzer elektrikli cihazlardan gelebilecek gürültülere karşı duyarsızdır.Diğer bir üstünlük ise uzun kablolarla kullanılabilirler.Bu nedenle profesyonel uygulamalarda empedansı düşük mikrofonlar tercih edilir.
Fizik yapılarına göre mikrofon türleri:
Dinamik mikrofonlar:Dinamik mikrofonların çalışması,manyetik alan içinde hareket eden bir iletkende meydana gelen manyetik alan ilkesine dayanır.Diyaframa tutturulmuş bir bobin manyetik alan içerisinde sesin şiddetine göre ileri geri hareket ederek bobin uçlarında bir gerilim meydana gelir.Dinamik mikrofon harici güç kaynağına ihtiyaç göstermez.Dinamik mikrofonlar ses kalitelerinin iyi olması,uygun fiyatı,sağlam ve çok amaçlı olması nedeniyle geniş bir kullanım alanına sahiptir. Türkiye’de de haber ortamlarında en çok kullandığımız mikrofon türüdür.Dinamik mikrofon voltajını kendisi ürettiğinden herhangi bir besleme gücüne gerek duymaz.
Kondansatör mikrofonlar:Kondansatör mikrofon ,sabit ve delikli bir levha ile çarpan ses dalgalarının etkisi altında serbestçe titreşim yapabilecek bir diyafram ve bunları tutan yalıtkan kısımdan ibarettir.Kondansötör mikrofon diğer mikrofonlar gibi gerilim üretmez.Aksine hariçten uygulanan bir gerilimi değiştirir.Çalışma prensibi,şarjlı bir kondansatörün üzerindeki yükün değiştirilmesi esasına dayanır.Kondansatör mikrofonlar için pil beslemesi bulunur.Bu yoksa 48 Voltluk bir çalışma gerilimi bağlanır.Bu voltaj kamera üzerinde bulunan +48 V çıkışı ile verilebilir. Kondansatör bataryaya bağlı olduğu için daima şarjlıdır.Diyaframa ses dalgaları çarptıkça iki plaka arasındaki açıklık değişir dolayısıyla da kondansatör üzerindeki kapasitenin değişmesine yol açar.Kullanım alanları oldukça geniştir.Özellikle röportajlarda kullandığımız yaka tipi mikrofonlar bu yapıya sahiptir.
Şerit mikrofonlar:Şerit mikrofonların çalışma prensibi dinamik mikrofonlar gibidir.Alüminyum veya kalaydan yapılmış çok ince şeridin gelen ses dalgasına göre ileri geri hareket etmesi sonucu gerilim oluşur.Şerit mikrofonlar çok hassas olduğundan genellikle kapalı yerlerde ,yani şerit yönünün rüzgar etkisi ile değişmeyeceği ortamlarda kullanılır.Kuvvetli bir sarsıntı ve darbe sonucunda mikrofon bozulabilir.Bu tip mikrofonların kalitesi yüksektir.Özellikle müzik yapımlarının ses kaydında bu tip mikrofonlar tercih edilir.
Tüm sesler şu ya da bu şekilde oluşan titreşimlerin sonucudur. Hava basıncının meydana getirdiği etkiden yararlanılarak, mikrofonlar aracılığıyla sesin elektriğe çevrilmesi sağlanmıştır.Bunun tersi bir işlemle de sesin elektriğe çevrilmesi mümkün olmaktadır. Elektriğin sese çevrilmesi de hoparlör vasıtası ile gerçekleşmektedir.İnsan gözünün görüş alanı sınırlıdır.Yaklaşık 120 º ‘lik bir açı ile görme yapabiliriz. Ama kulak için bir görüş alanından bahsedilemez. Ses hangi yönden gelirse gelsin kulak tarafından duyulabilir.Bu duyma için ses kaynağına doğru bir yönelme gerekmez. Ses kaynağının yerini bulmak için iki kulak arasındaki uzaklık farkı kullanılır. Çünkü iki kulak arasındaki ses şiddeti farklıdır.İşitme duyumuzun ayrı bir özelliği ise ,onu gözden ayrı olarak kullanabiliriz.Bir şeye bakabilir ama başka bir yöndeki sesle ilgilenebiliriz.Nasıl ki ışıkta bir görülebilir alan varsa seste de bir duyulabilir alan vardır.İşitmede de görmedeki gibi eşsiz bir sanat vardır. Her titreşimin bir frekansı vardır ve insan kulağı 16Hz ile 16.000 Hz arasındaki frekansları duyabilirler. Bu alanın altındaki ve üstündeki frekanslar işitilmekten çok algılanabilirler. İnsan kulağı işitilebilir frekansları eşit olarak algılayamaz. Ses yoğunluğuna bağlı olarak en iyi orta frekanslar algılanabilir.
Ses belli ortamlarlar yayılarak ilerleyebilir.Sesin değişik ortamlardaki hızlarıda değişiktir.Havada ki ilerleme hızı saniyede 343 metre iken suda ortalama 1400 metre,katı cisimlerde ise saniyede 6000 metredir.
Konuşan kişi yaklaştıkça sesin duyulabilirliğide artar.Buna ses yakınlığı denir.Ses yakınlığı, kullanılan mikrofonun türüne ,mekanın akustiğine , ses kaynağının gücüne , mikrofona gelen doğrudan ve yansıyan sinyallere göre değişme gösterir.Yer değiştiren moleküllerin sayısı büyüdükçe ses dalgası da büyüyecektir. Hareket eden her molekül sayısı bir ses dalgasının büyüklüğünü belirler ve bu genlik olarak adlandırılır.Genliğin subjektif etkisi ses yoğunluğu (loudness) olarak adlandırılır.Ses yoğunlugu dB olarak gösterilir.İnsanlar 0 dB ile 120 dB arasında bir ses yoğunluğu alanını işitebilirler.Bu alan “dynamic range” olarak isimlendirilir.
Saniyede bir titreşimin tamamlanmasıyla oluşan devir sayısı o sinyalin frekansı olarak adlandırılır.Saniyede 100 titreşim devri tamamlanıyorsa onun frekansı 100 Hertz’dir.
Bir titreşimin şiddeti belirli bir sınırı geçtiğinde o ses artık duyulmaz olur.Yani ses çok kuvvetli olduğunda duyulmaz olur.Ama kulakta bir acı duygusu uyandırırlar. Ama alt sınır için böyle bir acı sözkonusu değildir.İnsan kulağının ağrı sınırı 130 dB’dir.Bu oldukça geniş ve mükemmel bir aralıktır.Bu aralığa şimdiye kadar hiçbir mikrofon ulaşamamıştır.Peki nedir bu dB(desibel)?Kulağın işitebilip ayırt edeceği en küçük ses miktarıdır.Pratikte watt’dan çok desibel kullanılır.
|