Duyurular
E-Bülten

Ziyaretçiler

Online: 9

Bugun: 141
Toplam: 82252

E-Ticaret

  (ders) SENARYO

 

 

SENARYO NEDİR?

Herkes Belgesel Senaryosu Yazabilir mi?

Yazar olmak için doğuştan yetenekli olunması gerektiği yönünde bir önyargı vardır. Gerçekten de, bazıları bu işi bizden daha iyi kıvırıyormuş ya da biz çok yeteneksizmişiz duygusuna kapılmaya hiç gerek yok. Senaryo yazımı öğrenilebilir ve zamanla uzmanlaşılabilir bir şeydir. Önemli olan, bunun için gereken zaman ve çabayı göze alıp almadığınızdır.

 

Belgesel Senaryosunda kısıtlanma yoktur?

Genelde Film Senaryoların da hikaye anlatırlar.

Bu hikayelerinde senaristler mekana göre kısıtlanırlar. Örneğin piyes yazarı, mekan seçimi konusunda, roman yazarı, çizgi roman yazarı senaristi kadar özgür olmayacaktır. Bunun başlıca nedeni, oyunun sahnelenme/sunuluş biçimidir. Piyeste bir mekandan diğerine geçiş, sahne dekorunun değiştirilmesi anlamına gelir öncelikle. Fakat dekoru oyun süresince değiştirmek zor ve sıkça yapılamayacak bir şeydir. Öyleyse piyes yazarı, konuyu az sayıda mekanda anlatılacak biçimde yoğunlaştıracak ve işlevleri, gösterilemeyen kimi sahne ve mekanlara ilişkin ‘haberler’ getirmek olan yardımcı karakterler kullanacaktır sözgelimi. Diğer bir deyişle, anlatım aracının fiziksel doğası, anlatım araç ve tekniklerini de etkilemektedir. Aynı hikayeyi radyo oyunu biçiminde yazan birisi ise başka türlü güçlüklerle karşılaşacaktır. Tiyatrocunun mimik ve jestlerle anlatabileceği şeyleri o, ses ve sözle anlatmak zorunda kalacaktır. Bu ise, kendine has başka anlatım araç ve tekniklerine başvurmayı gerektirecektir. Bu örneklerden de anlaşılacağı üzere, senaryo yazarı da kendi anlatım aracı olan film ve sinemanın kimi sınırlamaları çerçevesinden düşünmek ve kurmak zorundadır öyküsünü. Eklemekte yarar var: kimi düşünürlere göre, yaratıcılık tam da bu sınırlama ile mümkün olur.

Belgesel çalışmalarında ise bu kısıtlama söz konusu değildir. Anlatım konularını tamamlayacak mekanlar veya olayların çekim imkanı bulamamamız halinde, arşiv görüntülerden, kurgusal anlatımlardan, film parçalarından, grafik ve animasyon aşamalarından istifade edebiliriz. Bu görüntü desteğide tam ifade edemediği zamanlar yazı destekli anlatıma ağırlık verebilmemiz mümkün.

 

Belgesel Senaryosu hazırlamanın Üç Boyutu:

Belgesel film hazırlamanın üç boyutundan söz etmek mümkündür. Bunlardan ilki araştırma sanatı, ikincisi anlatı boyutu, diğeri ise sinematografi boyutudur. Belgeselci bu alanlardaki bilgi ve yeteneğe sahip olmak zorundadır.

 

Belgesel Anlatı, Sinematografi

Belgesel Senaryo yazımını öğrenmek için bir yerlerden başlanacaksa, belki de en iyisi yine de anlatı’dan başlamaktır. Belgeselci görüntülerle anlatır, bu doğru; ama bunun için önce anlatmayı bilmek zorundadır. Anlatı sanatının temel kurallarını iyi bilmeyenler, onu belgesele özgü biçimde kullanmakta zorlanacaklardır kuşkusuz.

 

Bir Belgesel Senaryosunda Aykırı Temel Unsurlar

Belgeseller ile diğer görsel yapımlar arasında aykırı düşen bir kaç temel unsurdan söz edilebilir

 

Kitlesellik: Genel film yapımları çok kişi tarafından beğenilme kaygısı vardır. Oysaki belgesellerde böyle bir kaygıya yer yoktur. Kaygımız doğru ve hakikatin anlaşılması olmalı.

 

 

 

Popülerlik: Genel film yapımlarında popülizm yeralmaktadır. Oysaki Belgeseller genel sorunları hissettirme ve asgari müştereklerde buluşmayı hedefler.

 

Özlülük: Özlü ve somut bir yazım biçimi benimseme, sadece görülen ve işitilenlere yer verme, ekranda aktarılamayan şeylerden kaçınma ve dramatik işlevi olmayan sahneleri çıkarma.

 

Mantıklılık: Olaylar ve olayların sıralanışında mantıklı ve tutarlı olma, dramatik yönden kanıtlanamayan rastlantı ve olaylara yer vermeme.

 

Görsellik: Görsel yönün detaylı ve somut biçimde sunulması (”Bir kez görmek, bin kez işitmekten iyidir”)

 

İşitsellik: Gereksiz ses, müzik ve efekt olanaklarını kullanmadan tamamen doğal seslere yer verme.

 

Gerçeklilik: İşlenecek konunun herkes tarafından yaşanılır ve bilinilir olması.

 

Seyirciyi göz önünde bulundurma: Önemli olan seyircinin hissettikleridir. Seyircinin olaya katılımı sağlanmalı. Ancak seyircinin olayları istediğimiz gibi algılayacağı ya da yorumlayacağı konusunda garanti yoktur.

 

 Didaktiklikten kaçınma: Belgesel yapımları ders vermeye başladığında itici olur. Yargınızı doğrudan izleyiciye bildirmektense, izleyicinin bu yargıya ulaşacağı bir öykü yapısı kurun. Öğretmen parmağını sallamaktan kaçının, “Kör, gözüm parmağına” olmasın

 

senaryo hakkında bilgiler;

Başarılı bir belgesel hazırlamanın en büyük sırlarından biri üslup meselesidir. Bir belgeselci olarak hedefiniz en temelinde bir konu aktarımıdır ancak bu konu okunmayacak; ‘izlenecektir’. Bu yüzden konuyu öyle bir yolla anlatmalısınız ki izleyici kendinden bir parça bularak dahil olmalıdır.

Bu etkiyi sağlamanın altın kurallarından ikisi  ‘söyletmektense göstermek’ ve ‘yönlendirmekten kaçınmak’tır.

Söyletmek genellikle seslendirme veya röportajlardaki konuşmaların, görebileceğimiz bir şeyi sözlerle tarif etmesidir

Elbette doğrudan söylemenin göstermekten daha iyi olduğu bazı durumlar vardır, ancak herşeyi sözlü olarak ifade etmek senaryoların en büyük sorunlarından biridir.

Belgesellerin uzun süreli olmaları ile daha detaylı anlaşılacağı kanaatine kapılmayın. Konu işlenirken gereksiz ve sürekli aynı detayları işlemekten kaçının.

 

Anlatım tarzı kurma

Bir belgesel için benzersiz ve güçlü bir anlatım tarzını nasıl kurarsınız? Pek çok belgeselci, öyküleri için benzersiz bir tarz kurma zahmetine girmiyor, sadece, konuları tarihsel sıralamaya dizerek kitabi bilgilere sarılıyor.

Anlatım tarzları belgesellerin bel kemiğidir.

 

 

 

 

 

Anlatım Tarzı ile Belgesel yapısını karıştırmayın

Tarz ve Yapı aynı şey değildir.

Tarz, belgeseldeki işleme yönteminizdir.

Bir belgeselin yapısı ise, ele alınan konunun tarihi olaylar, teknolojik ve bilimsel konular, Portre çalışmaları, sosyal yaşantı gibi farklı konularda belli kalıpları gözetmek zorunluluğu bulunabilir.

Tarihsel bir olayı veya bir şahsiyeti veya din – ahlak gibi hassas konuları anlatmak için popülist yaklaşımlardan özellikle kaçının.

 

Yapı:

Belgesel, kronolojik bir görünüm arz etse de, olay örgüsü öncelikle bir nedensellikler ağıdır.

Bazen konularda yer alan olaylardaki nedensellik kronolojiyi geride bırakır.

 

Giris Bölümü

Giriş bölümünün tasarlanması belgeselin önemli temelidir.

Giriş bölümünün bir takım temel amaçları vardır. İzleyicinin dikkatini yakalayıp, ilerleyen konuya katılımını sağlar. Konu gelişimi ile ilgili heyecan ve meraklar oluşturur.

Giriş bölümünde ana konu ile veya karakterlerle tanışıp, onlarla ilgilenmeye başlarız.

Bu bölümde yapılan açıklamalarla, konuyu anlamaya yardımcı olan genel bilgileri elde ederiz.

Ayrıca belgeselin dünyası, üslubu, niteliği ve atmosferi ile tanışırız.

Giriş bölümünün diğer bir özelliği, burada alt/yan olay çizgilerinin tohumlarının atılmasıdır.

Giriş bölümünün süresi sinirlidir. Fazla uzatılmamalıdır. Görsellik olmasına özen gösterilmelidir.

 

Gelişme Bölümü

Gelişme bölümünün görevi çifttir. Bir yandan girişin başarılı biçimde devamını getirmeli, öte yandan da sonuca/doruk noktaya doğru uzanan bir köprü oluşturmalıdır.

Bu bölümde değişik görüşlere ve farklı bakış açılarına yer verilebilir.

 

Sonuç Bölümü

Belgeselde sonuç derken kesin bir yargının ilan edilmesinden bahsetmiyoruz.

Sonuç, belki de girişteki anlatımları tamamlar.

Beklide bu bölümde, konu sıralamasının tamamlanması ile belgesel sona erer.

Ayrıca yarım kalan konuların da bir yere bağlandığı ve vurucu, olayı tamamlayıcı görsellikle birlikte son bulmasıdır bazen.

İyi tarafından bakın

Başarılı bir belgeselin bir formülü ya da tarifini yapabilmek pek mümkün olamıyor.

İyi bir belgesel ortaya koymak uzun süreli çalışmalardan geçer.

Önünüze çıkabilecek bulgularla ilgili komplo teorileri üretmek yerine olayın iyi tarafını görmeye çalışın.

Araştırmalar, iddialar, Formüller, olay yapıları, ana fikirler, dönüm noktalarının hepsi belgesel sürecinin bir parçasıdır ve senaryonuzda bunları yerli yerine oturtmaya özen gösterin.

 

Bağlantı Geçişlerini Bulmak

İşleyeceğiniz belgesel konusunun içine girdikçe birçok yan konu çıkacak ve bunları işlemeden geçemeyeceğinize inanacaksınız. Ana konuyu bozmadan yan konulara bağlamanın doğru geçişlerini bulabildiğiniz anda akış tamamlanacaktır.

 

Karakter tamamlama

Ele aldığınız konu ile ilgili belgeselde yer vereceğiniz karakterlerin doğru kişiler olmasına dikkat edin. Konu içerisindeki doğru kişileri bulabilmek belgeselin büyük kısmını başarmanız anlamına gelir.

Belgeselde yeralacak karakterin konu ile alakalı tanıtımını yapmaya özen gösterin.

 

Konu Anlatım İlkeleri

Gördüğünüz yaşadığınız bir olay bazen ne kadar etkileyici olursa olsun onu kelimelere döktüğünüzde basitleştiğini ve anlamsızlaştığını görürsünüz. Olayın nasıl anlatıldığı, nelerin vurgulandığı izleyici üzerindeki etkiyi tamamen değiştirebilir.

                                              

Her şeyi hemen ilk başta açıklığa kavuşturmayın.

Bu "ilginç noktaları" hikayeye yayarak ilgi toplayın. Girişin hikayedeki tüm gümbürtüyü alıp götürmesine izin vermeyin.

Etken cümleler kullanın; özne, nesne, yüklem.

İsim ve fiillerin, sıfat ve zarflardan daha güçlü olduğunu unutmayın. İzleyicilere ne hissetmeleri gerektiğini sıfatlar yoluyla söylemeyin, özellikle çok kullanılan "trajik", "hayret verici", "şaşırtıcı" gibi sıfatlarla. konudaki bilgiler böyle şeyleri açıklığa kavuşturmuyorsa, yaklaşımınızı yeniden gözden geçirmeniz gerekebilir.

Belgesel metni yazdıktan sonra metni, en az on dakika bir kenara bırakın ve başka bir şeye konsantre olun. Daha sonra geri dönün ve metni yeni bir bakış açısıyla tekrar gözden geçirin. Çıkarıldığında hikayeyi bozmayacağına emin olduğunuz her gereksiz cümleyi ve kelimeyi atın

Ortaya çıkan metni yüksek sesle okuyun (içinizden değil) ve kafanızda görselleşip görselleşmeyeceğini düşünün.

Bir konuyu incelemeye başladığınızdan itibaren sokakta yürürken, yemek yerken, işte, okulda biranda o konu ile alakalı olaylarla karşılaşabileceksiniz veya aklınıza biranda peşpeşe sıralanacak. Böyle durumlar için eniyi olanı yanınızda bir ses kaydedici bulundurmanız veya kalem kağıda hemen dökmeniz olacaktır. Akşam eve gidince yazarım dediğinizde çoğu düşünceniz kayba uğrayabilir. Ve en iyi senaryo metinleri böyle ummadığınız anda zihninizde belireceğini unutmayın.

Genelde kullanılan 2 tip senaryo formatı var. Birisi sayfayı iki sütuna bölüp sol tarafa açıklamaları sağ tarafa konuşmaları yazma şeklinde. Diğer format ise daha basit bir şekilde sahneyi açıklamak ve konuşmaları isimlerin altında vermek şeklinde.

Senaryonuzu bir senaryo yazma programı ile bilgisayarınızda yazarsanız daha kolay olacaktır.

Celtx bir senaryo yazım programı, kullanışlı, programın Türkçe dil desteği olması ve ücretsiz olması önemli. http://www.celtx.com/download.html Adresinden ücretsiz indirebilirsiniz.

 

 

 

ÇİZGİFİLM SENARYOSU

 

Çizgifilm Senaryosu

Çizgi filmlerde de iyi öykü anlatmak için gerekli olan tüm unsurlara yer vermek gerekir: giris-gelisme-sonuç, gelismis karakterler, iyi yazilmis diyaloglar gibi…

Yapı

Çizgi filmlerinin uzunlukları genellikle 11 ila 22 dakika arasındadır.

Özellikle yaş etkeni çok önemlidir senaryoların yazılmasında.

Genellikle diğer anlatı türlerinde rastlanan tüm özelliklere çizgi filmlerde de rastlanır: çatışma, krizler/çatışmanın şiddetlenmesi, çözüm/doruk nokta vs…

Ama bir takım farklar da var: genellikle ahlaki bir sav içerirler, “cimri olmak kötü şeydir” gibi… Ama bu sav daha soyut da olabilir.

Çizgi filmlerin tümünün özel hedef kitleleri vardır:

2-6 yas

6-9 yas

9-12 yas

12 ve yukarısı gibi…

 

1. Perde

Hedef kitle ne olursa olsun, daha ilk sayfanın sonunda öykü, ivmesini kazanmış olmalı.Yavaş gelişen öykülerden kaçının!

Yine ilk sayfanız esprili bir durumla başlamalı. Çocukların ilgisini çekmek öncelikle komik öğelerle mümkün.

Örneğin çok basit, slapstick türü bir kaza düşünün: Çiftçi Şirin, yolun ortasında bir şirin-çileğine takılır, ayağa kayar ve bir yığın başka şirin-çileğinin içine düşer. Üstü başı batar.

Bu gag’dan sonra, çatışmanızı kurun.

Örneğin Çiftçi Şirin, çilek sayısının anormal biçimde arttığını fark eder ve onları depolayacak yer aramaya koyulur. Çünkü depolayacak uygun bir yer bulmazsa, Şirinköy çilekten geçilmeyecektir.

Bundan sonra öykü, klasik üç perdeli yapı şemasına uygun biçimde geliştirilir. Sonraki sayfalar çatışmayı belirginleştirir ve olayları karmaşıklaştırır. Ayrıca bir B Plot da geliştirilebilir.

 

Örneğimizi sürdürürsek:

Çiftçi Şirin, tüm depoların çilekle dolduğunu görür.

Kentte herkes çılgın gibi çilek tüketmeye çalışır.

Senaryonun yaklaşık dörtte biri içerisinde, karakter bir karar vermek zorundadır ya da olayı zirveye götürecek bir olay olmalı.

Karakter bu çerçevede amacına ulaşmasını sağlayacak bir yol belirlemeli. Sonra da bu amaç, mümkün olduğu kadar çok engelle karsılaşmalı.

Örneğe dönersek: “Ormana asla yalnız gitme” kuralına rağmen, Çiftçi Şirin ormana gider, çünkü çilek patlamasını önleyecek olan ve çilekle beslenen tırtıllar ancak orada kalmıştır

 

2. Perde

Artık ikinci perdeye geçilebilir.

Bu arada: her perdede, hatta her sayfada görsel esprilere yer vermeyi ihmal etmeyin. Diyalog, sadece kaçınılmaz olduğu yerlerde, serimleme amacıyla kullanılmalı. Televizyonun sesi kısıkken bile, Ana olay çizgisi (A Plot) anlaşılır görünmelidir.

İkinci perde gelişirken, amacın önündeki engeller çoğalır ve daha güç aşılır hale gelir.

İkinci perdenin sonunda varılabilecek en kötü ve umutsuz noktaya varılmış olmalı. Tüm izleyici çocukların aklında şu soru belirmeli: “Bu işten nasıl sıyrılacaklar?”

 

3. Perde

Elbette bu sorunun makul ve mantıklı bir cevabi var, ama yazar bunu hissettirmemeli. Üçüncü ve son perdenin başarısı bu gizlemenin başarısına da bağlı.

Örneğimizde bu son şöyle olabilir: Şirin Baba, bir karşı büyü sayesinde Çiftçi Şirin’i kurtarır. Gargamel’in hapis tuttuğu tırtıllar onun evini yemeye başlarlar.

Toparlayıcı bir son izler bütün bunlari, eski denge yerini bulur. Yani: Baba Şirin tırtılları tekrar Şirinköye getirir ve çilek patlaması durur.

Görüldüğü gibi, çizgi filmlerin basit ve çizgisel bir gelişimleri vardır. Bu gelişim görsel hareketlilik ve çeşitlilik üstüne kurulu. Ahlaki bir mesajın verilmesi ise diğer bir besleyici damar. Basit, iyi kurulmuş, görsel ve komik: formülümüz bu!

 

 

 
©2008 Belgesel okulu Webtasarım By Sitehazırla
büro mobilyaları evden eve seo otogaz motorlu panjur temizlik şirketleri konteyner matbaa dizi izle söve telefon dinleme